Diziler
Filmler
Listeler
İletişim
Ara
Giriş Yap
gönder
Temizle
Populer Aramalar
Lee Cronin's The Mummy
Lee Cronin'den Mumya
6.5
2026
Tom Clancy's Jack Ryan: Ghost War
Tom Clancy'den Jack Ryan: Hayalet Savaş
7.7
2026
The Punisher: One Last Kill
A Marvel Television Special Presentation - The Punisher: One Last Kill
0.0
2026
Kara
கர
8.1
2026
Project Hail Mary
Kurtuluş Projesi
8.4
2026
The Super Mario Galaxy Movie
Süper Mario Galaksi Filmi
6.4
2026
@maxut
6 yıl önce
katıldı.
0
film takip ediyor.
0
film/bölüm izledi.
31
yorum yaptı.
Favori Filmler
İzlenen Filmler
Sonra İzle
Yorumlar
Şimdi efendim duyumculuk ile duyguculuk farklı şeylerdir. Duyumsamak bir şeydir, duygulanmak farklı şey. Sansüalizmden entelektüalizme sıçrarken hendeğe düşersin çünkü arada duygu olması gerekir. Avrupa'da artık Nietzsche gibi külyutmaz filozof-eleştirmenler kalmadığı için böyle pespayeliklere sanat muamelesi yapıyorlar. Bitirene kadar akla karayı seçtim. Sembolizmler pespaye, bağlantılar pespaye, ayrıntılar (fare ve kedi dışında) lüzumsuz. Velhasıl lüzumsuz bir film. Gitti iki saat...
5 yıl önce
Beğen
0
Biraz tırt değil miydi? Aşırı melodramatik, seyirciyi sanatçıya merhamet duymaya zorlayan, ucuz bir film. Eyyorlamam bu kadar.
5 yıl önce
Beğen
0
İlkinin yaratıcı cesaretinden sonra bu devam filmi daha hırslı ama daha sönük geldi. Eğer ilk filmin fikri bunda mantıksal sonuçlarına götürülüp felsefi olarak irdelenseydi daha başarılı olurdu kanaatimce. Aslında kör adamla olan sahnelerle bunu yapmaya çalışmış yönetmen ama yetersiz değiniler olarak kalmış. Yine de oldukça başarılıydı. Teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Epey zamandır bu kadar gerilmemiştim. Gererken düşündüren bir film!! Her şey bu Fritz denen yamağın sakarlığından oldu yoksa Henry her şeyi ayarlamıştı... Şaka bir yana can verme dediğimiz şeyin milyarlarca dışsal gibi görünen faktörün göz önünde bulundurulması anlamına geldiğini gösteren bir düşünce deneyi bu film. Güzel bir rüya gibi başlayan bir kabusa dönüşen bir şey yahut da güzel sandığımız bir rüyanın anlamının kötü çıkması gibi. Bilimkurgu ve korku türlerinin müthiş bir harmanı. Teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Harikaydı, çok incelikli bir senaryo, muhteşem oyunculuklar ve muhteşem bir film. Hitchcock'un gerilim türünde yaptığını Billy Wilder romantik komedide yapmış, ilgiyi sürekli uyanık tutuyor. Romantik komedinin elbette gerilim ve korkudan farkı var: onda genelde masalın iyimserliği hakimdir ve seyirci filmin sonunda ne olacağını değil beklenen sonun nasıl inandırıcı bir şekilde gerçekleşeceğini merak eder yani sonu biliriz ama sona giden yolu bilmeyiz. Bu açıdan romantik komedinin işi gerilimden daha kolay değildir hatta daha zordur çünkü olay örgüsünün görünüşteki ümitsiz havasını türün ümitvar tavrı ile harmanlayıp heyecan verici seyirlik bir şeye dönüştürmek büyük marifet ister. Billy Willder bu işin ustası. Teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Bir naiflik şaheseri. Bunu yazan, böyle filme çekenler çok naif, cesur, zeka ve yürek sahibi nsanlar olmalılar çünkü başka türlüsü imkansız. Teşekkürler bu ve bunun gibi nice şaheser için.
5 yıl önce
Beğen
0
Sade, güzel. İsmi de ifşa edici. Sanki hayatın önemli şeyler peşinde koşarken yaşadığımız minör olaylardan, önemli şeylerin arasını dolduran önemsemediğimiz şeylerden ibaret olduğunun ısrarla altını çiziyor. Teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Vay canına, çok acayip bir filmdi! Son derece yavaş ama merak uyandırıcı bir şekilde başladı ve "sonra ne olacak acaba?" sorusu ilginç bir evrim geçirdi. Doğrusal olarak baktığımızda yani zamanın kabul edegeldiğimiz şekilde doğrusal ilerleyişi filmin ilerleyişi ile aynı anlama geliyor gibi görünür. Bu bizi yani seyirciyi yanıltan bir şey. Kırılma anı diyeceğimiz bir aşamada belli bir gelişim sürecindeki olaylar sanki senaryonun kendi üzerine varyasyonlara başvurması yoluyla bir fanteziye dönüştü. Hepsi gerçek olabilirdi olayların ama neredeyse hiçbiri gerçek değildi. Bunuel'in "Burjuvazinin Gizli Çekiciliği" filmini çağrıştırdı biraz ama buradaki bir düş-içindelik değil mümkün dünyaların bir içiçe geçmişliği. Her an birden fazla gerçeklik imkanı barındırıyor ve bu gerçeklik imkanları yani olumsallıklar sadece geleceğe projekte edilebilen şeyler değil geçmişi de değiştiren varyasyonlar. Bravissimo! Grazie!
5 yıl önce
Beğen
0
Gırgır, şamata, eser miktarda hüzün... Muhteşem bir komedi. Teşekkürler site.
5 yıl önce
Beğen
0
Sömürgeciliğin Tarihi 101. Dinin istismarı ve din adamlarının güçseviciliği, kazanma hırsı, macera duygusu, hükmetme duygusu, iştah kabartan keşfedilmemiş topraklar, bu topraklarla ilgili hayaller, insanın hiyerarşiye yatkın meşrebi ve daha bir sürü şey. Hedefe varmak imkansızlaştıkça hayallerin fanteziye dönmesi... Birileri başardı ama. Başaranlar, böyle binlerce trajik örneğe rağmen ilham vermeyi sürdürecekler... Acı ama gerçek. Siteye teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Bana mı öyle geldi bilmiyorum ama oyunculuklar çok kötüydü. Buna rağmen çok güzel, çok anlamlı ve çok etkileyiciydi.
5 yıl önce
Beğen
0
Filmin en iyi sahnesi çocuğun yaşadıklarının hesabını verirken herkesten gerçekçi olduğu sahneydi. Sanki özbilinç sadece sorulduğunda ortaya çıkan bir şeymiş gibi.
5 yıl önce
Beğen
0
Film bütün gerçekçiliğiyle inanılmaz sıkıcı bir film. Gerçekçiliğinin önemi ise tartışılmaz. Sinemacılara ve film eleştirmenlerine yönelik bir film.
5 yıl önce
Beğen
0
Muhteşem... Scorsese için muhteşemden başka bir sıfatı yalnızca "Cape Fear" ve "The Last Temptation of Christ" için kullanmıştım. İyi demiştim. Scorsese, umarım daha çok filmini izleriz. Siteye teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Bu nasıl bir oyunculuk, bu nasıl bir reji, bu nasıl bir filmdir böyle... Bu ikinci izleyişim ama etkisi katlanarak artmış... Belki de tecrübeden mütevellit yüreğimi dağladı adeta. İzlediğim en kırık, en hazin aşk öykülerinden biri. Day-Lewis, Michelle Pfeiffer, Winona Ryder, "gerçekten" de öteler... Sen çok yaşa Scorcese!!!
5 yıl önce
Beğen
0
Sofistike bir olay örgüsüne sahip, bireysel ve toplumsal olanı büyük bir başarı ile bir potada eritebilmiş az bulunur eserlerden.Teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Edebiyatta "Muhteşem Gatsby'nin" yaptığını sinemada bu film yapmış. İkisi de Amerikan Rüyasının kofluğunu başarıyı bulup kaybedenler aracılığıyla anlatıyor. Gatsby'de Daisy yani papatya, Yurttaş Kane'de ise Rosebud yani gül goncası güzel ama gelip geçici olanı işaret ediyorlar sanki. Muhteşem Gatsby'nin romana sadık sinema uyarlamalarının ne kadar başarısız olduğunu dikkate alırsak başarılı bir uyarlama için bir hayli serbest davranmak gerektiğini böylece görmüş oluyoruz. Ne de olsa roman filmden 15 sene önce yazılmış. İyi bir filmdi ama bir daha izleyeceğimi sanmam. Siteye teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Tesadüf, bu filmi Tarantino’nun çok sevdiğim “Rezervuar Köpekleri” filminden hemen sonra izledim. Rezervuar Köpekleri’nde (üçüncü izleyişimdi) o kadar silah patladı, bir şey olmadı ama bu film(d)e vuruldum. O kadar mermiden, kandan, kan banyosundan sonra neredeyse hiç şiddet içermeyen bu filmin sarsıcılığı daha bir belirginleşmişti. Sanki kontrast oluşturmak için bir araya getirilen iki nesne gibiydiler. Tarantino’nun şiddeti alabildiğine estetize eden ve bunu yaparken de şiddetin şiddetinden kaybettiği dünyasından sonra hemen hepsi ecelini beklemiş olanlar, az çok doğal ölümlerin kurbanları demeyelim de misafirleri ölümden sonraki hayata büyük bir huşu içinde hazırlanırlar. Tarantino’da sonrasını merak etmediğimiz cesetlerin aksine ilginç bir şekilde buradakiler olanca ağırlıkları ile geride kalanlara bu alabildiğine ağırbaşlı törensel hazırlık esnasında katarsis yaşatırlar. Kaderin, ki bu kaderi en iyi örnekleyen başkahramanımızdır, bize sunduğu şey bir ironiden hem de bizzat intikam tanrıçası Nemesisin eliyle gerçekleşen bir ironiden başka bir şey değildir. Nemesis babadan intikamını çocuğu yoluyla alır ama bu saf bir trajedi değildir. Tarantino’nun yarattığı suyun en yüzeyindeki renk cümbüşünün, ki çoğu zaman kan kırmızısıdır, aksine bu film bizi suyun hakiki bir derinliği olduğuna inandırmıştır. Böyle büyük filmlerden daha çok izlemek dileğiyle. Siteye çok teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
1
En iyisi buydu herhalde serinin. Siteye teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Birinciden daha iyiydi. Siteye teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Hayatımda izlediğim en gayesiz ( pointless manasında ) filmlerden biriydi. Ne filmin sonunda açıklanan gizem gizeme benziyor, ne aşk aşka benziyor ne de ilişkiler ilişkiye. Meşhur eleştirmen Roger Ebert hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biri dediği için izledim. Ebert, toprağı bol olsun ama haltetmiş. Bir atmosfer yaratmakla o atmosferin hakkı olan ve atmosfere de gerekli soluğu geri veren hikayeyi, olay örgüsünü kurmak bambaşka şeyler. Edebiyat'ta da var bu, Yeni-Roman zevzekliği buna bir örnek. Bence bu adamların (Nuri Bilge Ceylan da Tarkovski de dahil bunlara) bir dertleri yok, sadece film çekmek istiyorlar. Uyduruk iki felsefe fragmanı, sanat tarihi bilgisi ile dünyanın en derin insanı sanıyorlar kendilerini. (Şimdi Kieslowski için konuşuyorum) iki güzel müzik, güzel bir kadın, görsellik al sana sinema. Yok öyle yağma:))
5 yıl önce
Beğen
0
"Bir Zamanlar Anadolu'da" ile ilgili övgü dışında tamamen katılıyorum.
5 yıl önce
Beğen
0
çok güzeldi çok. hüzne garketti resmen. siteye teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
Nefisti. Yaratıcı, derinlikli, romantik ve çok eğlenceli. Kim demiş sanatsal film eğlenceli olmaz diye? Siteye teşekkürler.
5 yıl önce
Beğen
0
çok güzel bir espri olmuş gerçekse bile:)) Allah iyiliğini versin....
5 yıl önce
Beğen
0
Tesadüf, bu filmi Tarantino'nun çok sevdiğim "Rezervuar Köpekleri" filminden hemen sonra izledim. Rezervuar Köpekleri'nde (üçüncü izleyişimdi) o kadar silah patladı, bir şey olmadı ama bu film(d)e vuruldum. O kadar mermiden, kandan, kan banyosundan sonra neredeyse hiç şiddet içermeyen bu filmin sarsıcılığı daha bir belirginleşmişti. Sanki kontrast oluşturmak için bir araya getirilen iki nesne gibiydiler. Tarantino'nun şiddeti alabildiğine estetize eden ve bunu yaparken de şiddetin şiddetinden kaybettiği dünyasından sonra hemen hepsi ecelini beklemiş olanlar, az çok doğal ölümlerin kurbanları demeyelim de misafirleri ölümden sonraki hayata büyük bir huşu içinde hazırlanırlar. Tarantino'da sonrasını merak etmediğimiz cesetlerin aksine ilginç bir şekilde buradakiler olanca ağırlıkları ile geride kalanlara bu alabildiğine ağırbaşlı törensel hazırlık esnasında katarsis yaşatırlar. Kaderin, ki bu kaderi en iyi örnekleyen başkahramanımızdır, bize sunduğu şey bir ironiden hem de bizzat intikam tanrıçası Nemesisin eliyle gerçekleşen bir ironiden başka bir şey değildir. Nemesis babadan intikamını çocuğu yoluyla alır ama bu saf bir trajedi değildir. Tarantino'nun yarattığı suyun en yüzeyindeki renk cümbüşünün, ki çoğu zaman kan kırmızısıdır, aksine bu film bizi suyun hakiki bir derinliği olduğuna inandırmıştır. Böyle büyük filmlerden daha çok izlemek dileğiyle. Siteye çok teşekkürler.
6 yıl önce
Beğen
0
Ne güzel ne içten bir yorum.
6 yıl önce
Beğen
0
Hitchcock 'un "Sapık" filminden birkaç gömlek üstün çünkü "sinema nedir," "seyreden-seyredilen ilişkisi nedir", "auteur aslında sapıklığını mı kamufle etmektedir" gibi sorulara ilham vermektedir. Hakkı fazlasıyla yenmiş bir yönetmenden bir başyapıt.
6 yıl önce
Beğen
0
Hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biri. Çok derin, çok dokunaklı. Kendisi benliğin bir metaforu iken hayatı talihin bir metaforuna dönüşen gölge savaşçının öyküsü. Müthişsin Kurosawa....!!!! Siteye çok çok teşekkürler.
6 yıl önce
Beğen
0
"Kırmızı Başlıklı Kız, ormanda büyükannesine yemek götürürken bir kurda rastlar..." Her şeyin aşırı entelektüelize edildiği bir zamanda yaşadığımızdan olsa gerek "Efendim, oradaki kurt genç kızın bekaretine kasteden kurt kılığına girmiş arzu nesnesi, yani bir erkek...vs. vs" tahliller gırla gider. Herkes ne çok şey bildiğini göstermeye çalışır. Artık masalı masal gibi dinleyip zevk almak fikrinden biraz uzaklaştık sanki, bir tahlil çılgınlığı aldı başını gidiyor. Bence Bergman, büyükler için masallar anlatan bir büyük yönetmen. Onun filmlerini, “efendim burda bunu demek istemiş, şurda şunu demek istemiş” gibi ukalalıklara kapılmadan tıpkı bir çocuğun hayret, korku, heyecan ve merakla büyümüş gözleriyle, naiflikten milim sapmadan izlemek gerek. Çünkü küçükken dinlediğimiz masalların hiçbirini yaratıcıları dur şurada şu metaforu kullanayım, şurada şuna gönderme yapayım, şunu şöyle sembolize edeyim diyerek üretmedi. İşte o zaman gerçekten tadına varılıyor bence. Büyüklere masal anlatabilmiş kaç kişi var şu sinema dünyasında göçüp gitmişler de dahil...
6 yıl önce
Beğen
0
Daha Fazla Göster